Çarşamba

BAHÇEMDEN KARELER









 
Bahçemden bazı çiçekleri paylaştım,uygun bir zamanda diğer güzellikleri paylaşmaktan memnunluk duyarım.Sevgiyle kalın <3

Cuma

PATATESLİ BÖRÜLCE

Bugün akşam yemeği menümüzde patatesli börülce yemeği vardı.Kolay ve lezzetli bir yemektir.Temizlediğimiz börülceyi domates,soğan  ve çok az salça ile güzelce kavuruyoruz.Salça çok olursa tadını biraz ekşimsi yapabilir,damak zevkinize göre salçayı az veya çok yapabilirsiniz.Ben yine de salça az olması düşüncesindeyim.börülceleri iyice kavurduktan sonra kaynar su ekleyerek pişirmeye devam ediyoruz.Börülcelerin pişmesine az kala patatesleri ekliyoruz,patateslerde piştikten sonra servise hazır.Afiyet olsun.

Perşembe

DENİZ BÖRÜLCESİ

Ege bölgesinde deniz börülcesini sevmeyen,bilmeyen yoktur.Yapımı  da yemesi de güzeldir.İlkbahardan yaz ortasına kadar pazarlarda her daim bulunan bir ottur.Deniz kenarlarında yetişir.Her yıl hem yemeğini hem de konservesini yaparım kışın  canımız istedikçe çıkarır yeriz.Tarifine gelince
güzelce yıkadığımız deniz börülcemizi tuz koymadan haşlıyoruz,kesinlikle tuz koymayın çünkü kendisi zaten  tuzlu bir ottur.Haşladıktan sonra onları güzelce sıyırıyoruz sıyırınca sadece çalısı kalıyor.İçine limon,yağ,sarmısak koyup afiyetle yiyoruz :)
Ben arada limon yerine yoğurt ta koyarım harika bir tadı oluyor.Afiyet olsun

ÖĞRENDİK Kİ

Öğrendik ki... Bir tek insanın bize ''iyi ki varsın'' demesi, var olduğumuz için mutlu  olmamızı sağlar...

Öğrendik ki... Kibar olmak, haklı olmaktan daha önemlidir...
 
Öğrendik ki... Hayat şartları bizi ne kadar ciddi görünmeye zorlasa da hepimiz çılgınlıklarımızı paylaşacak birini arıyoruz...
 
Öğrendik ki... Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir...
 
Öğrendik ki... Parayla ''klas insan'' olunmuyor...

Öğrendik ki... Gün içinde başımıza gelen küçücük şeyler gün sonunda koca bir mutluluğa dönüşüyor....
 
Öğrendik ki... İnkar edip içimizde sakladığımız şeyler gerçekliğini kaybetmiyor...
 
Öğrendik ki... Biriyle dalaştığımızda tek başardığımız onun bize daha çok zarar vermesini sağlamaktır...

Öğrendik ki... Her yarayı saran zaman değil sevgidir...

Öğrendik ki... Çabuk olgunlaşmak için zeki insanlardan çevre edinmek gerekir...

Öğrendik ki... Karşılaştığımız herkes bir gülüşümüzü hak eder...

Öğrendik ki... Hiç kimse mükemmel değildir...

Öğrendik ki... Hayat zorludur ama biz daha zorluyuz...

Öğrendik ki... Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur...

Öğrendik ki... Hepimiz zirvede olmak istesek de asıl keyif oraya tırmanırken yaşadıklarımızdır...
 
Öğrendik ki... Zamanımız ne kadar azsa yapacak işler o kadar çoktur...

Öğrendik ki... BİRİNİ NE KADAR ÇOK SEVERSEK HAYAT ONU BİZDEN O KADAR ÇABUK ALIYOR...


Yazan : Can DÜNDAR

Pazartesi

BENDEN ÖTELERE

Kendimden bile kaçasım geliyor bazen..
En çok kendimden belki de..
Ruhumla, bedenimi alıp,
Gönlümü bıraksam geride..
Yürüsem gitsem..
Benden çok, çok ötelere..


Alıntı

DÜN SABAHA KARŞI

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun basında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

Özdemir Asaf
 

Pazar

BAHÇEM

Bahçem....Çocukluğum bahçeli evde geçti.Evlendikten sonra büyük şehre gelin gidince doğaya çiçeklere hep hasret kaldım.Otobüsle ailemi ziyarete giderken yollardaki yeşilliği,çiçekleri,papatyaları gördükçe içimde ince  bir sızı  olurdu.Balkonda  çiçek yetiştiremiyordum balkonum çok dar ve kullanışsızdı.Yıllar sonra bulunduğum  şimdiki köye taşınınca ilk  düşüncem bahçeli bir ev aramak oldu.Köy yerinde bahçeli evden çok ne var ki buldum tabii :)
3 yıldan beri bu köydeyim şehre uzak sayılır,her istediğini bulamazsın,küçük bir pazarı kuruluyor orada da her şeyi bulmak biraz zor ama buna rağmen burayı seviyorum,çünkü bahçeli bir evde yaşıyorum.Her sabah kalktığımda  bahçemde kahvemi keyifle yudumlamak inanın ayrı bir mutluluk,güne sevinç ve güçle başlıyorum..Çiçeklerimle konuşmak onlarla ilgilenmek ayrı bir haz veriyor. İnşallah gün gelir kendi evimde bahçemde dolaşmak nasip olur...
Sizi bahçemde dolaştırayım,eminim ki sizde huzur bulacaksınız :)


ÇİÇEKLİ YAZLIK ELBİSEM

Uzun yıllar severek giydiğim bol büzgülü eteğimi elbise yapmaya karar verdim.Eski kıyafetlerimi değiştirip farklı kullanmayı  seviyorum.Bu da onlardan biri,önce güzelce ve dikkatlice söktüm  ince kumaş olduğu için epey bir dikkat gerektirdi.soğuk suyla durulayıp ütüledikten sonra  her zamanki gibi kalıp olmadığından giydiğim elbisemi ölçü olarak aldım.Kollarını bütün olarak kestim.Günlük olarak kullanacağımdan rahat  olsun istedim.Dikimi bir saat bile tutmadı. Modelliğimi sevgili arkadaşım yaptı.Teşekkür ederim :)


SABAHLIK YAPIMI

Uzun yıllar önce aldığım kumaşı bir türlü ne yapacağımı bilemiyordum.Çok sevdiğim bir kumaş olduğundan  severek giyebileceğim bir şey olsun istedim.Sabahlık giymeyi çok seviyorum,kahvemi sabahlığımla balkonumda çiçekler içinde içmek bana büyük zevk veriyor.Bu kumaşıda bu şekide değerlendirmek istedim.Kalıp bulamadığım için  kimono sabahlıkla biçip modelini farklı yapmaya çalıştım. Yaka dantelini de eski kıyafetten sökmüştüm onu  diktim.
Sanırım oldu.Kimono sabahlık çok genişti,adı üstünde kimono :))
Çok güzel oldu severek giyiyorum ve bahçemde,balkonumda kahvemi şimdi daha bir zevkle içiyorum :)
Ayrıca komşuma modelliği için teşekkür ederim :)

PULLU KIRLENT

Kızımın eskiyen pullu bluzunu ne zamandır ne yapsam diye düşünürdüm.En sonunda buldum :)
Kırlentlerimin rengini ne zamandır değiştirmeyi düşünüyordum.Bluzların iyi fikir olacağını düşünerek yaptım çok ta güzel oldu.

Salı

KIR ZİNCİRLERİ

   


Benden başka kimse bilmez kendime neler yaptığımı,kendimi nasıl kalın zincirlerle sarıp sarmaladığımı,hissettiğim her güzel duyguyu nasılda bertaraf ettiğimi kimse bilmez bilemez...Oysa ben bunları yaparken kendimden geçip giden hayatı,sevinci,güzel olan tüm duyguları yok ettiğimi düşünemedim.Zararın neresinden dönersen misali kendimi kandırmayayım! Sarıp sarmaladığım o kalın zincirleri kırmak istediğinde yapamıyorsun,kıramıyorsun,kırmaya başladığında ise mutlaka onu yeniden sarıp sarmalamana sebep olacak olayların içinde bulursun kendini...Başkalarına sevmekten, özlem duymaktan,onları mutlu edip istediklerini yapmaktan kendime Hiçbir şey yapmamışım.Öfkeliyim ve çok kızgınım kendime nereden nasıl başlamalıyım bilmiyorum ama bu zincirlerle yaşamak bana göre olmamalı,hiç kimse için olmamalı...Bunları neden yazdım bilmiyorum ama aklımda sürekli zincirleri kırmaya nereden başlayacağımı düşünüyorum.Bakalım nereye kadar gidecek!

Pazar

YORGUNUM

yorgunum..
çok yorgun..
kimseye anlatamayacığım kadar..
kimsenin de anlayamayacağı kadar..
birine yorgunum desem, 
bilirim ki benden yorgun çıkar..
herkesin yükü kendine göre en ağır,
herkes kendini dinliyor,
karşısındakine sağır..
en iyisi biraz durmak
ve biraz dinlenmek ıssız bir köşede..
sonrada yeniden karışmak hayata;
yeni yorgunlukların peşinde..
hayat bu işte,
harala gürele;
biraz mutlu,
biraz yorgun,
biraz yalnız,
biraz kalabalık,
biraz karmaşık derken,
günler akıp geçiyor işte..
yorgun bedenler..
yorgun beyinler..
yorgun yüreklerle..

  
Alıntı

Perşembe

YENİDEN DÜŞÜNÜN

İnsanları eleştirirken veya haklarında karar verirken  bence bir defa değil  bin  defa düşünmelisiniz.Bazı insanlar bizi öyle şaşırdırlarki defalarca düşünsek  yine de  şöyle bir insandır diyemiyoruz.Bunu biraz önce yine yaşadım.Bazı insanların anlatmaya değil,anlaşılmaya ihtiyacı vardır..

Çarşamba

İLLA


Hani şarkıda der ya ''Gölgelemedim bağını bahçesini, günü güneşi örtmedim, yapılanlar söylenmez ki
her zaman... ''
Belki bunun için hep o kaybeden, kıyıda köşede unutulmuş insan oluyoruz. Aşk bazen ses çıkarabilmek belki, mücadele etmek, hissettiklerini, yaptıklarını, fedakarlıklarını haykırmak, karşıdakinin anlamasını sağlamak.

Hayat kendini ifade edemeyene daha zor,

Daha yıpratıcı.
Kendini anlat,

Ses ver! 

Bakla kızartması

 kendimi bildim bileli baklayı hep dere otlu kavururdum.zamanla bıkkınlık geldi hep aynı şekilde yemekten bahçeme bir kaç tane bakla ektim v...